Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
... in "blau" ein heller Tropfen lasse ich einfach mal da !
Grüße aus Deutschland / Germany
Armin
"An diesem kennt ihr den Geist Gottes:
Jeder Geist, der Jesus Christus als im Fleisch gekommen bekennt, ist aus Gott, und jeder Geist, der nicht Jesus Christus als im Fleisch gekommen bekennt, ist nicht aus Gott.
Und dieser ist der Antichristus, [von] welchem [Geist] ihr gehörtet, dass er kommt."
Siz beni halâ anlayamadınız . Ve anlamayacaksınız çağlarca da... Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz. Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz . Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık, bırakın rahat etsin anılarda şehitler. Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin. Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ? Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil. Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.
Bana, muştular getirin bir daha, uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.. Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ? Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ? Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.
Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda, halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz . Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın ! Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların.. Mustafa Kemâl'i anlamak gözboyamak değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ; laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil. Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar.. Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar... Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü.. Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş, birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken. Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ? Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla. Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla. Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister, paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter ! Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...
bir de gülmeyen gözde, asık bir surette güzel olanı keşfetmek vardır.
Ufku genişleterek o insanın kalbinde bulunabilecek sevgi tohumlarını bulmaya çalışmak..
Yaratılış olarak hepimiz iyi ve kötü özelliklere sahip olup bunları ön plana çıkarma iradesindeyiz.
Öyleyse iyi ve kötü insan değil, iyiliği seçmiş ve kötülüğü seçmiş insan vardır.
Her an iyiliğin kötülüğe kötülüğün iyiliğe dönüşme olasılığının da bulunduğunu
hesaba katarak kendimizi muhafaza etmek durumundayız.
Ve dahi yakın çevremizde elimizin uzanıp gözümüzün gördüğü kimseleri de.. Dilemek bizden, vermek O'ndan.. Birbirimiz için özel kimseler olalım ve yüreğimizde birbirimiz için sevgiye ve
bolca duaya yer verelim inşaallah.. Sevgilerini, dualarını daim hissettiğim tüm sevdiklerime teşekkürler, sevgiler ve selamlar ...
"Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret." Araf-205
Dedim ki: "Bu da senin yardımını ister." Dedi ki: أَلَا تُتِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ
"ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?" Nur-22
Dedim ki: "Tabii ki, beni affetmeni çok isterim." Dedi ki: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ "
(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir." Hud-90
Dedim ki: "Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?" Dedi ki: أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْعِبَادِهِ "ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?" Tevbe-104.
Dedim ki: "Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı."
Dedi ki: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِالتَّوْبِِ "ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir." Ğafir-2/3.
Dedim ki: "Bunca günahım var, hangisinin tövbesini yapayım?!"
Dedim ki: "Yani, yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?" Dedi ki: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ "ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur." Ali İmran-135.
Dedim ki: "Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum."
Dedi ki: إِنَّ اللّهَ يُتِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُتِبُّالْمُتَطَهِّرِينَ "Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever." Bir de "İlahım ve Rabbim, benim senden başka kimim var" dedim.
"Ey iman edenler! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah - akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de, size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir." Ahzap-41/4
Violence is the fear of the ideals of others. An eye for an eye and the world will be blind. There is no way for peace, peace is the road. Be the change you want to see in the world.
La violencia es el miedo a los ideales de los demás. Ojo por ojo y el mundo se quedará ciego. No hay camino para la paz, la paz es el camino. Sé el cambio que quieras ver en el mundo.
La violence est la peur des idéaux des autres. Un oeil pour un oeil et le monde sera aveugle. Il n'est pas possible pour la paix, la paix est la route. Soyez le changement que vous voulez voir dans le monde.
A violência é o medo dos ideais dos outros. Olho por olho eo mundo vai ser cego. Não existe um caminho para a paz, a paz é o caminho. Seja a mudança que você deseja ver no mundo.
La violenza è la paura degli ideali di altri. Occhio per occhio e il mondo sarà cieco. Non vi è alcun modo per la pace, la pace è la strada. Essere il cambiamento che volete vedere nel mondo.
Gewalt ist die Angst vor den Idealen der anderen. Ein Auge für ein Auge und die Welt wird blind. Es gibt keinen Weg zum Frieden, Frieden ist der Weg. Werden Sie das ändern wollen, um zu sehen, in der Welt.
Het geweld is de angst van de idealen van anderen. Een oog voor een oog en de wereld zal blind zijn. Er is geen weg voor vrede, is vrede de weg. Wees de verandering die u in de wereld wilt zien.
Våld är skräcken av idealen av andra. En syna för en syna och världen ska är rullgardinen. Det finns inget långt för fred, fred är vägen. Var ändringen som du önskar att se i världen.
şiddet bkz. be belgili tanımlık korkmak -in belgili tanımlık ülkü -in diğer. An göz için an göz ve belgili tanımlık dünya -ecek var olmak kör. Var hayır yol için barış , barış bkz. be belgili tanımlık yol. Var olmak belgili tanımlık değişmek sen istemek -e doğru görmek içinde belgili tanımlık dünya.
Η βία είναι ο φόβος για τα ιδανικά των άλλων. Μια οφθαλμόν αντί οφθαλμού και ο κόσμος θα είναι τυφλή. Δεν υπάρχει τρόπος για την ειρήνη, η ειρήνη είναι ο δρόμος. Είναι η αλλαγή που θέλετε να δείτε στον κόσμο.
Насилие является страх перед идеалами других. Глаз за глаз, и мир будет слепым. Существует коей мере не для мира, мир дорогу. Будьте изменения вы хотели бы видеть в мире.
العنف هو الخوف من المثل العليا للآخرين. العين بالعين والعالم سيكون اعمى. ليس هناك اي طريق للسلام ، السلام هو الطريق. كن انت التغير الذي تريد ان تراه في العالم.